G-20 Gündemi Nasıl Daha Güneyli Hale Gelir?

Güven Sak, Dr.

TEPAV

09/06/2012

Bir başka G-20 zirvesine yaklaşıyoruz. Bu kez zirve Haziran ortasında Meksika’nın Los Cabos kentinde yapılacak. G-20, güçlü ekonomilerin liderlerin özünde fikir alışverişinde bulundukları bir platform. Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden oluşuyor (İsviçre ile AB delegasyonu vasıtasıyla temsil edilen Hollanda ve İspanya hariç).

G-20 bir müzakere masası değil; daha ziyade liderlerin üst düzey küresel meseleler hakkındaki anlayışlarını kişisel olarak güçlendirmeyi hedefliyor. Kesinlikle iyi bir fikir… Tip O’Neill’ün meşhur ifadesine göre “Siyaset tamamıyla yerel bir mevzudur”. Joe Biden, O’Neill’in sözünden hareketle bir adım ileri gitmiş ve “Siyaset sadece yerel değil, aynı zamanda hayli kişiseldir” demiştir. Liderlerin kişisel olarak fikir alışverişinde bulunmaları küresel barış ve refah için iyidir. Ve bu alışveriş ne kadar kişiselse, o kadar verimlidir. Örneğin, çalışmalar G-8’in verdiği sözleri tutma konusunda G-20’den daha başarılı olduğunu göstermektedir. Gruptaki kişi sayısı tek haneliyken insanlar daha kişisel olabilmektedir.

Devamı»



ABD, Irak'ta Yaptığını G20'de Yapmamalı

Güven Sak, Dr.

TEPAV

13/11/2010

'Fon akımları ulusal iktisat politikası hedeflerini zorlaştırmaktadır.Bu, dün de böyleydi bugün de böyle.'

Kriz, dünün heterodoks önlem önerilerini iktisadi ortodoksinin parçası haline getirmeye başladı. Sıra dışı olan normal oldu: "Kantarma zapteylemez oldu beygiri". Zaman yeni önlem alma zamanıdır. Yeni normal, şimdilik, bizim gibi ülkeler için fon akımına engel getirmektir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) evvelki günkü kararı da bu 'yeni normal'le uyumludur. Banka doğru olanı yapmaktadır. G20'deki tartışmaları izleyenleri aşağıya beklerim, efendim.

Devamı»





Önemsiz Bir 'Önemli' Toplantı

Hasan Ersel, Dr.

TEPAV

01/10/2010

Alınması gereken önlemler konusunda G7 ile G20 arasında görüş birliği yok.

Beşinci G20 toplantısı, 11-12 Kasım 2010'da Seul'de yapılacak. İlgili ülkelerin devlet ya da hükümet başkanları oraya taşınacak, kocaman masaların etrafında toplanacaklar. Sonra da büyük bir olasılıkla çok daha önce üzerinde anlaşma sağlandığı kamuoyunca zaten bilinen kararların alındığı ilan edilecek. Son anda çözülen, aslında pek önemli olmamasına rağmen yaşamsal kategorisine terfi ettirilen bir-iki noktaya dikkatlerin yoğunlaşması sağlanacak. Sonra şölen sona erecek, ileride bir gün buluşulma kararı alınacak. Katılan liderler ülkelerine dönüp her biri kendi bildikleri yolda, bıraktıkları yerden işlerine devam edecekler.

Devamı»





Uzlaşmak Her Zaman İşbirliği Anlamına Gelmez

Hasan Ersel, Dr.

TEPAV

16/06/2010

Küresel krizin etkisi azaldıkça, ülkelerarası işbirliği arayışları da zayıflamaya başlamış gibi görünüyor. Artık küresel boyutta uzlaşmalardan söz eden pek kalmadı. Yetkililer, çok sıkışınca, sonbaharda yapılacak G-20 zirvesine gönderme yapıyorlar. Nasıl olsa G-20 zirvelerinin son maddesi değişmiyor: "Bu konular G-20 maliye bakanları tarafından etraflı bir biçimde incelenecek ve hazırlanan rapor bir sonraki G-20 zirvesinde ele alınacak." Daha dar ölçekte, ikili ilişkilerin nasıl seyrettiğine gelince: Bir görüşe göre ABD ile AB arasında bir kriz yaşandığı doğru değil. Her iki tarafın da iktisat politikaları aynı amaca yönelik ve yapılan uygulamalar benzer nitelikte. Tabii farklılıklar var. Ancak bunları da ekonomilerin yapılarındaki farklılıklar ile açıklamak olanaklı. Bu görüşte doğruluk payı olduğuna kuşku yok. Ama bu politika benzerliği iktisat politikalarının uyumlanmasından kaynaklanmıyor. İki taraf da bildiğini okuyor. Ekonomilerin yeterince ortak noktaları olması, izlenen politikaların, hiç olmazsa görünüşte, birbirine benzemesine yol açıyor. Peki işbirliği gerektiren konular söz konusu olursa ne olacak? Çözüm tersten başlanarak bulunmuşa benziyor. Sorunlar dile getirilmiyor: "Nasıl olsa uzlaşma sağlanamayacak, bari tatsızlık çıkmasın."

Devamı»





Mali Kesimden Kim, Niye Vergi İstiyor

Hasan Ersel, Dr.

TEPAV

28/04/2010

Geçen hafta Washington'daki G-20 toplantısında gündeme gelen konulardan birisi tüm ülkelerin kendi mali kesimleri üzerine vergi koymaları önerisiydi. Kolayca tahmin edilebileceği gibi, bu konuda G-20 ülkeleri arasında görüş farklılığı vardı; üzerinde düşünmeye devam edeceklerini söylemekle yetindiler. Ne yapılmak istendiğini anlayabilmek için öncelikle G-20 gündemindeki önerinin ne olup ne olmadığını açıklığa kavuşturmak gerekiyor. G-20 gündemine gelen IMF'nin 'A Fair and Substantial Contribution by the Financial Sector, April 2010' başlıklı çalışmasıydı. G-20'nin gündemine gelmeyen, 'Robin Hood Vergisi' diye adlandırılan bir öneri daha var. Bu öneri mali kuruluşlar arasında (sadece bankalar değil) yapılan tahvil, hisse senedi, türev ürün alım satımları üzerinden yüzde 0,05 (on binde beş) oranında harç alınmasını öngörüyor. (Bu vergi bankalarla müşterileri arasındaki işlemlerden alınmıyor.)

Devamı»